Volume: 7
Issue: 3
Year: 2019
J ETA Maritime Sci: 2 (1)
Volume: 2  Issue: 1 - 2014
Hide Abstracts | << Back
EDITORIAL (ED)
1.Editorial

Page V

ORIGINAL RESEARCH (AR)
2.Fuzzy Based Risk Analysis for OffShore Petroleum Platforms
Nagihan Türkoğlu, Ayhan Menteş
Pages 1 - 10
Günümüzde okyanus dibinde petrol arama çalışmaları artarak devam etmektedir.
Deniz dibinde sondaj yapmak, petrol çıkarmak ve/veya üretilen petrolü depolamak
amacıyla sabit veya yüzer yapılar (platformlar) inşa edilmektedir. Petrol rezervinin
bulunduğu yerin çevre koşullarına bağlı olarak kullanılan farklı tipte açık deniz
platformları (SPAR, TLP, FPSO vb.) vardır.
Bu çalışmada, açık deniz petrol platformları risk analizi için bulanık tabanlı bir yaklaşım
önerilmiştir. Başlangıçta gezici sondaj üniteleri, gezici üretim üniteleri ve tek gövdeli
yapıların maruz kaldığı kazalar kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Deniz endüstrisinde
risk ve emniyet analizi konusunda sıklıkla kullanılan yöntemler incelenerek, vaka
çalışması olarak bir FPSO sistemi ele alınmış ve bu sistemin önemli bir bileşeni olan
döner kule için risk analizi yapılmıştır. Açık deniz yapıları için hata oranları/ oluşma
olasılıkları gibi belirleyici parametrelerin kesin değerlerini elde etmenin güç olduğu
risk ve emniyet analizinde bulanık tabanlı bir yaklaşım uygun olacaktır.
Deep water drilling operations are expected to increase in the near future. Various types
of offshore platforms including fixed and floating platforms are to be built for drilling,
production and storage of oil and gas. Many of different platform types (SPAR, TLP,
FPSO etc.) will be designed depending on local environmental conditions. The risk
analysis of the selected platform will be of importance in terms of operational safety.
In this study, a fuzzy-based approach has been suggested for the offshore platform
risk analysis. Initially, mobile drilling units, mobile production units and mono-hull
structures exposed accidents were investigated extensively. Methods of risk and safety
analysis which are used in the marine industry were examined. As a case study, risk
analysis for a FPSO turret system was performed. The fuzzy-based approach would be
appropriate tool to obtain accurate values of the parameters like failure rates and the
frequency of occurrence.

FULL TEXT
3.Journal of ETA Maritime Science (Volume: 2 Issue: 1, 2014)

Pages 1 - 80
Abstract | Full Text PDF

ORIGINAL RESEARCH (AR)
4.Cold Ironing Method; An Application of Marport Terminal
Nurullah Hakan Pekşen, Duygu Yıldırım Pekşen, Aykut Ölçer
Pages 11 - 30
Deniz taşımacılığı, bilinen en çevre dostu taşımacılık türü olmasına rağmen, büyüyen
deniz trafiği neticesinde gemi emisyonlarının sebep olduğu hava kirliliği ve bunların
olumsuz etkileri kayda değer bir şekilde artmaktadır. Egzoz emisyonlarından
kaynaklanan sera gazları ve hava kirleticileri; küresel ısınmaya, asit yağmurlarına ve
hava kalitesinin azalmasına neden olarak, insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere
sahiptir.
Bu konuda, MARPOL 73/78 Sözleşmesinin EK-VI: Gemilerden Kaynaklanan Hava
Kirliliği’nin Önlenmesine İlişkin Kurallar isimli protokolüyle, gemilerin egzoz
gazlarından çıkan başlıca azot-oksit (NOX) ve kükürt-oksit (SOX) gibi emisyonların
küresel ve özel bölgeler ilanı ile bölgesel boyutta sınırlandırılmasına ilişkin
düzenlemeler getirilmiş olup Türkiye 26.02.2013 tarihinde kabul edilen 6438 sayılı
Kanun ile bu protokole taraf olmuştur.
“Gemilerden Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması IPA Eşleşme Projesi” ve diğer
resmi çalışmalar ile Marmara Denizinin en kısa sürede Emisyon Kontrol Alanı (ECA)
olarak özel bölge ilan edilmesi gündemdedir. Marmara Denizi ve Türk Boğazlarının
ECA bölgesi ilan edilmesinden sonra, bu rotayı kullanacak olan gemilerin, ya
içeriğindeki kükürt oranı %1 m/m den fazla olamayan fuel oil kullanması ya da
alternatif teknoloji ve yöntemler kullanarak ana makine ve yardımcı makinelerinden
salınan egzoz gazındaki toplam kükürt oksit miktarını 4.0 g SOX/kWh oranına
düşürmesi gerekecektir. 2015 yılından sonra, bu rakamlar sırasıyla %0,1 m/m S ve 0,4
g SOX/kWh seviyesine düşecektir. Ayrıca mevcut “Bazı Akaryakıt Türlerindeki Kükürt
Oranının Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre, Türk Karasularındaki
rıhtımlarda bulunan gemilerin, kükürt miktarı kütlece %0,1’i aşan denizcilik yakıtlarını
hali hazırda kullanmamaları gerekmektedir.
Gemilerin ürettiği emisyon miktarı temel olarak üç ayrı safhada; seyir, manevra ve
rıhtım sürecine göre hesaplanmaktadır. Bu çalışmada, gemilerin rıhtımda emisyona
sebep olan yardımcı makinelerini çalıştırarak elektrik ihtiyacını gidermesi yöntemine
alternatif çözüm olan, liman kaynaklı karasal elektrik enerjisinin kullanımı, “cold
ironing” metodu incelenmektedir.
Bu çalışma, Marmara Denizinde bulunan Marport Limanına “cold ironing” yönteminin
uygulanması neticesinde, gemi emisyonlarındaki değişimin belirlenmesi, enerji üretim
maliyetlerinin kıyaslanması ve limana kurulacak sistemin net bugünkü değer (NPV)
yöntemiyle maliyet analizini kapsamaktadır.
Çalışmanın sonucunda, cold ironing yönteminin, rıhtım sürecinde gemilerde
kullanılan deniz yakıtlarına alternatif en çevreci yöntem olduğu ve yatırım maliyetinin
geri dönüşünün uzun zaman almadığı ortaya konmuştur.
Maritime transport is the most environmentally friendly type of transport mode.
However, air pollution and greenhouse gases from international shipping are increasing
because of the growing maritime traffic. These exhaust emissions cause global warming,
acid rain and a reduction in air quality which has serious adverse effects on human
health.
“The Regulations for the Prevention of Air Pollution from Ships” as Annex VI of
MARPOL Convention 73/78 brought an arrangement about limitation of NOX and SOX
from exhaust gas for global and emission control area (ECA). Turkey has also ratified
Annex VI on 26th February 2013.
Turkey has conducted “the European Union IPA Twinning Project for the Control of
Ship-Sourced Emissions” to control emissions. The project supports establishing an
ECA in the Sea of Marmara and Turkish Straits, and it is intended to be completed
in near future. After establishing ECA in Turkey, all ships have to use fuel oil which
contains max 1% m/m sulphur or alternative technology that can reduce sulphur
amount 4.0 g SOX/kWh level from main and auxiliary engine. After 2015 this figures
will be respectively 0,1 m/m and 0,4 g SOX/kWh. On the other hand, according to the
latest revision of the Turkish Regulation on Reduction of Sulphur Rate in Some Types of
Fuel Oils, inland vessels and all the vessels at berth, regardless of their flag, are obliged
to use marine fuels with sulphur content not more than 0.1% by mass.
During the last two decades, different technologies have been tested in ports in order to
reduce ship emissions. One of them is known as the cold ironing system which provides
ships to use shore-side electricity as onshore electric power supply instead of working
auxiliary engines while ships are lifting at berth. In this system, emission from ships
during berthing are completely eliminated by using electrical power from national grid
as alternative energy source rather than fuel oils which are necessary for combustion
process in auxiliary engines to generate electricity.
To sum up, this study discusses the cold ironing system as the most economically and
environmentally friendly solution on the reduction of ship emissions from the aspect
of Turkish port operators while ships are at berth based on a case study for Marport
Container Terminal, which is the biggest private container port in the Sea of Marmara.
In the case study, by using data of ships calling Marport within 2012, the total emission
from ships, environment impact of the emissions on air quality and climate change, and
externalities on health costs and others have been discussed. From the financial side,
investment costs of cold ironing systems for container ports have been analysed with
the investment return period by using the Net Present Value method.
In conclusion, the results from the case study present that cold ironing method
is the most environmentally solution for ship emissions at the hotelling period and
investment return period does not take a long time.

5.Efficiency Standards of Electric Motors
A. Aydın Ercan
Pages 31 - 40
Bu bildiride, elektrik motorlarının Avrupa birliğindeki verimlilik standartları ve
geçmişten geleceğe gelişimi incelenmiştir. Ayrıca diğer eş standartlara da değinilmiş
olup yakın zamanda gelecek olan Avrupa birliğinde yasal olarak zorunlu olacak
olan elektrik motorları verimlilik standartları verilmiş olup ilgili standartlar, uygun
motorların yapılan verim testlerindeki grafik eğrileri üzerinde açıklanmıştır.
Türkiye olarak elektrik motor üretiminde ve kullanımında bu standartlara uymanın
önemi vurgulanmıştır.
In this paper, efficiency standards of the electric motors in European Union and the
past and future developments are examined. In addition, other similar standards are
mentioned and the electric motor standards which will be legally enforced in European
Union in near future are given and these standards are explained with the help of
graphic curves of the efficiency tests that are performed in related motors.
The importance of complying with these standards for Turkey in manufacturing and
using electric motors is emphasized.

6.Analysis from Statistical Perspective of Deficiencies Originated From the Bridge Causing Ship Accidents
Tuba Keçeci, Özcan Arslan
Pages 41 - 46
Denizcilik sektörü için en önemli konulardan biri, insana, çevreye ve eşyaya
gelebilecek zararların en aza indirilmesi amaçlanarak, ileride meydana gelecek
kazaların önlenmesine çalışılmasıdır. Deniz kazalarının incelenmesi ve gemide
emniyeti etkileyen faktörlerin belirlenmesi, bu amaca ulaşmada en önemli adımı
oluşturmaktadır. Gemilerin emniyetli şekilde işletilmesi ve yönetilmesi için, gemilerin
uluslararası standartlara uygunluğu sürekli olarak bayrak devleti ve liman devleti
yetkililerince denetlenmektedir. Tanker şirketleri bu denetimlere ek olarak, yük taşıtan
petrol ve kimyasal endüstrisi tarafından da denetime tabi tutulmaktadır. Bu çalışmada,
Türk tanker şirketlerinin SIRE (Ship Inspection Report Programme) ve CDI (Chemical
Distribution Institute) kapsamında gerçekleştirilen denetim sonuçları incelenerek,
bulunan eksikliklerin ve bunlara ait kök sebeplerin araştırılmasına çalışılmıştır. En sık
görülen hatalardan biri olan köprü üstü kaynaklı eksiklikler istatistiksel olarak ortaya
konularak, bu hataların oluşmasında rol oynayan kök sebepler tartışılmıştır.
One of the most important issues in maritime industry is to prevent future marine
accidents by aiming minimisation of damage to people, property and environment.
Investigation of marine accidents and determination of factors affecting safety on
board constitute the most important step in achieving this goal. In order to manage
safe operation of ships, vessels’ compliance with international standards is continuously
monitored by Flag State and Port State Authorities. In addition to these controls, tanker
companies are subject to audit by oil and chemical industries. In this study, Turkish
tanker companies’ SIRE (Ship Inspection Report Programme) and CDI (Chemical
Distribution Institute) inspection results are examined, deficiencies and their root
causes are investigated. As one of the most frequent errors, bridge related deficiencies
are presented statistically and the root causes contributing these deficiencies are
discussed.

7.Evaluation of Health and Safety Conditions for Seafarers: An Example in DEU Maritime Faculty
Barış Kuleyin, Burak Köseoğlu, Ali Cemal Töz
Pages 47 - 60
Dünya ticaretinin % 90’lık kısmı denizyolu ticaretiyle gerçekleştirilmekte olup yaklaşık
50.000 gemi bu amaca hizmet etmektedir. Denizyolu ticaretinin lokomotifi olan
gemilerde farklı milliyette 1.187.000 gemi adamı çalışmaktadır. Diğer bir deyişle bir
milyondan fazla gemi adamı, dünya nüfusunun kalan kısmının yararı için çalışmaktadır.
Denizcilerin ve sektörün önemi “Denizcilik olmadan dünya nüfusunun yarısı açlıktan
yarısı da soğuktan yok olur.” ifadesi ile belirtilmektedir. Denizcilik mesleği, diğer
mesleklere göre önemli farklılıklara sahiptir. Gemi adamlığı ve denizcilik mesleği
emek yoğun bir yapıya sahip olduğundan emniyet açısından azami ölçüde dikkat
isteyen bir meslektir. Çalışma esnasında yaşanacak küçük bir dikkatsizlik bile ciddi
yaralanmalara ve hatta ölümlere yol açabilir. Bu çalışmayla, Dokuz Eylül Üniversitesi
(DEÜ) Denizcilik Fakültesi öğrencilerinin gemilerde emniyet kapsamında yaşadıkları
problemlerin değerlendirilmesi amaçlanmış olup aynı zamanda açık deniz stajına
gidecek öğrencilere gemilerde emniyet hakkında bir rehber kaynak oluşturulması
amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan “Emniyet ve Yaralanma Bilgi Formu” verileri SPSS
20 istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir.
It is a well-known fact that around %90 of the world trade is carried out through
sea ways in which about 30000 ships are involved. On board ships, one of the basic
components of seaborne trade, 1.187.000 seaman (mariners) from diverse nationalities
are employed. In other words, over one million seamen devote their efforts to support
the welfare of the rest of the world population. This devotion, and thus the crucial
importance of mariners, is verified in an expression running as “if there were no such
devotion from mariners, half of the world population would starve of hunger and the
other half of the world starve of getting frozen.”
Seamanship has a distinctive place in vocations. It has a labor intensive profession
which requires utmost attention in terms of safety. Even a little ignorance, neglect or
carelessness in this profession is likely to bring about serious accidents and damages
most of which might result in deadly events. The purpose of this research is to evaluate
the experiences and problems encountered on board ships by the students from DEU
Maritime Faculty. The research also aims to provide the prospective cadets with a
guideline which could be made use of concerning safety issues. The data collected from
the “Safety and Wound Information Form” will be analyzed through SPSS20 program.

8.Analysis of Effects of Methods Applied to Increase the Efficiency on Ships for Reducing CO2 Emissions
Ali Atıl Talay, Cengiz Deniz, Yalçın Durmuşoğlu
Pages 61 - 74
Son yıllarda, gemilerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını azaltmak için alınması
gereken tedbirler ve uygulanabilir yöntemler, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün
(IMO) yüksek öncelikli konuları arasında yer almaktadır. Deniz taşımacılığı, ulaşım
sektörünün en verimli yolu olmasına rağmen, dünya ticaret filosunun genişlemesi
ve buna paralel olarak gemilerden kaynaklanan CO2 gazı emisyonlarının her geçen
yıl artması ve dünyadaki toplam CO2 emisyonlarının % 3-3,5 kısmını oluşturması,
bu konuyla ilgili gemilerde gerekli düzenlemelerin yapılmasına, uygulamaların
geliştirilmesine ve önlemlerin alınmasına neden olmaktadır. Özellikle gemilerde
enerji verimliliğinin sağlanması ve alternatif yöntemlerin geliştirilmesine yönelik
uygulamalar CO2 emisyonlarını azaltıcı etkiler sağlamaktadırlar. IMO nun CO2
emisyonlarının azaltılmasıyla ilgili koyduğu hedefler bulunmaktadır. Gemi tiplerine ve
seyir bölgelerine göre uygun planlamaların yapılması ve yöntemlerin uygulanması bu
hedeflerin tutturulabilmesi açısından olumlu sonuçlar çıkaracaktır.
Bu çalışmada, gemilerde enerji verimliğini arttıran ve buna bağlı olarak CO2
emisyonlarını azaltan yöntemler incelenmiş olup, gemilerin tasarımlarında,
operasyonlarında, seyir planları koordinasyonunda ve bakım-tutum işleri esnasında
gemi tipine göre uygulanabilir yöntemler analiz edilmiştir.

9.Decision Support Systems: Usage And Applications In Logistics Services
Eyüp Akçetin, Nilüfer Yurtay, Yüksel Yurtay, Emin Öztürk, Alper Kılıç
Pages 75 - 80
Competitive advantage in logistics operations is possible by analyzing data to create
information and turning that information into decision. Supply chain optimization
depends on effective management of chain knowledge. Analyzing data from supply
chain and making a decision creates complex operations. Therefore, these operations
require benefitting from information technology. In today’s global world, businesses
use outsourcing for logistics services to focus on their own field, so are seeking to
achieve competitive advantage against competitors. Outsourcing requires sharing of
various information and data with companies that provide logistical support. Effective
strategies are based on well-analyzed the data and information. Best options for right
decisions can be created only from good analysis. That’s why companies that supply
logistics services achieve competitive advantage using decision support systems (DSS)
in industrial competition. In short, DSS has become driving force for every business in
today’s knowledge-based economy.




Copyright © 2019 JEMS
Lookus & OnlineMakale