Volume: 6
Issue: 3
Year: 2018
J ETA Maritime Sci: 6 (3)
Volume: 6  Issue: 3 - 2018
Hide Abstracts | << Back
EDITORIAL (ED)
1.Editorial

Pages 179 - 180
Abstract | Full Text PDF

FULL TEXT
2.Journal of ETA Maritime Science (Volume: 6 Issue: 3, 2018)

Pages 179 - 288
Abstract | Full Text PDF

ORIGINAL RESEARCH (AR)
3.Sustainability Planning and Bench-marking of Post Concession Performance of Nigerian Seaports: The Case of Onne Seaport.
Theophilus Chinyerem Nwokedi, Gladys Chineze Emenike
doi: 10.5505/jems.2018.95914  Pages 181 - 197
.The study appraised the sustainability of the improvement in post concession cargo throughput, revenue, ship traffic statistics and ship traffic volume performance of Onne seaport and developed benchmarks and planning models for sustenance of Onne seaport performance. Time series data of 10 years was gathered from the Nigerian ports authority on post concession cargo throughput, port revenue, ship traffic statistic and ship traffic volume performances of the seaport. The Arithmetic progression and series mathematical tool was used to analyze the data. It was found that; the post concession performance benchmark for each performance parameter of cargo throughput, port revenue, ship traffic volume and ship traffic statistics are C1 = 2,554,795 metric tons, R1 = 103.76MillionUSD, S1 =256,831,040 NRT, and V1 = 443 vessels respectively. The conditions for sustenance of the post concession cargo throughput, port revenue, ship traffic volume and ship traffic statistics performance of the port are: C1 + (n -1)d ≥2,554,795metric tons, R1 + (n -1)d ≥ 103.76MillionUSD, S1 + (n -1)d ≥ 256,831,040 Net Registered Tonnage and V1 + (n -1)d ≥ 443 respectively. Recommendations were proffered on the basis of the research findings.

4.Assessment of alternative fuels from the aspect of shipboard safety
Burak Zincir, Cengiz Deniz
doi: 10.5505/jems.2018.71676  Pages 199 - 214
Gemi kaynaklı emisyonları ilgilendiren uluslar arası denizcilik sözleşmeleri gün geçtikçe katılaşmaktadır. Gemi kaynaklı emisyonları azaltmaya yönelik çeşitli yöntemler bulunmaktadır ve alternatif yakıt kullanımı da bunlardan biridir. Alternatif yakıtların, gemilerde kullanılan konvansiyonel yakıtlardan farklı fiziko-kimyasal özellikleri olabilir. Bu farklı özellikler, gemi üzerinde özel prosedürler ve emniyet tedbirleri alınmasını gerektirebilir. Emniyet, sürdürülebilir deniz ticareti için önemli bir kavramdır. Bu çalışma günümüzde revaçta olan alternatif yakıtların ve ileride kullanılabilecek olanların emniyet puanını belirlemeyi amaçlamaktadır. Emniyet değerlendirme yöntemi oluşturularak, seçilen 14 alternatif yakıt, depolama, elleçleme ve mürettebat sağlığı temel alınarak değerlendirilmiştir. Emniyet değerlendirmesinde kullanılan değerlendirme kriterleri, parlama noktası, kendiliğinden tutuşma sıcaklığı, patlama limitleri, alev hızı, yoğunluk ve etkileme derecesidir. Analitik Hiyerarşi Prosesi kullanılarak bu değerlendirme yapılmıştır. Nispi önem derecesi puanları kullanılarak yakıtların çiftsel karşılaştırması yapılmıştır. Kriterlerin ağırlıkları da yedi ekspere sorulan anket sonucunda görüşleri alınarak belirlenmiştir. Anket, hangi yakıt özelliğinin, yakıtların depolanması, elleçlenmesi ve operasyonunda daha önemli olduğunu sormaktadır. Çalışma sonuçlarına göre sıvılaştırılmış petrol gazı 0,130 ile en yüksek emniyet puanını almıştır. Etanol ve amonyak, 0,120 ve 0,116 ile takip etmiştir. Günümüzün revaçta alternatif yakılarından sıvılaştırılmış doğalgaz ve metanol, 0,084 ve 0,053 emniyet puanı almıştır.
Global regulations about shipboard emissions become stricter day by day. There are various ways to reduce shipboard emissions, and using alternative fuels on main engine and auxiliary engines is one of these ways. The alternative fuels can have different physicochemical properties than conventional fuels, which needs special procedures and safety precautions while using onboard. Safety is important term for sustainable shipping. This study aimed to determine the safety ranking of the trend alternative fuels and possible ones in the future. A safety evaluation method was formed to assess fourteen alternative fuels by considering handling, storage and crew health. Flashpoint, auto-ignition, explosion limits, flame speed, density, and exposure limit are criteria for the safety evaluation. Analytic Hierarchy Process was used while finding the weighing of the alternative fuels at these criteria. Scale of relative importance was used to find the pair-wise comparison of the fuels. The criteria weighing were determined by taking expert opinions. Seven experts gave points to the criteria at the asked questionnaire. The questionairre was about; which fuel property is more important at the storage, handling, and operation with the fuels. According to the final safety assessment results, liquefied petroleum gas had the highest weighing of 0,130. Ethanol and ammonia followed it with 0,120 and 0,116, respectively. Liquefied natural gas and methanol, as trend alternative fuels with liquefied natural gas for shipping industry, got 0,084 and 0,053, respectively.

5.Fuzzy Fault Tree Analysis of Parted Rope Injuries During Mooring Operations
Ali Cem Kuzu, Yunus Emre Şenol, Özcan Arslan
doi: 10.5505/jems.2018.58661  Pages 215 - 227
Pek çok sektörde olduğu gibi denizcilik sektöründe de ölümlere, yaralanmalara, çevre kirliliklerine veya maddi hasarlara sebep olan kazalar yaşanmaktadır. Denizcilik sektörünün omurgasını oluşturan gemi taşımacılığı operasyonları, yapılan işin doğası gereği ciddi riskler barındırmaktadır. Bu riskleri yok etmek ya da kabul edilebilir risk seviyelerine indirgeyebilmek için pek çok emniyet tedbiri uygulanıyor olmasına rağmen gemi operasyonlarında yaşanan kazaların sayısı oldukça fazladır. Gemi operasyonları ile ilgili yaşanmış kazalar ve kaza istatistik raporları incelendiğinde gemi bağlama operasyonlarında yaşanmış olan kaza oranının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Çalışma kapsamında, Hata Ağacı Analizi yöntemi ile tanker terminal operasyonları için kopan halat yaralanması riski ve buna sebep olan kök sebepler tespit edilmiş olup Bulanık Mantık yöntemi ile de sayısal analizi gerçekleştirilmiştir. Tanker terminal bağlama operasyonlarında görevli gemi ve sahil çalışanlarından oluşan uzman grubu görüşlerine dayandırılarak oluşturulan model ile kopan halat yaralanma kazası risk değerinin hesaplanması ve alınabilecek önlemlerle bu risk değerinin azaltılabileceğinin bilimsel bir yaklaşımla ortaya konması hedeflenmiştir.
Ships and port operations, which constitute the backbone of the maritime industry, have serious risks due to the nature of the work. Mooring is one of the high-risk operation that is as ancient as the beginning time of maritime transportation. Catastrophic consequences may occur in case of a mooring failure at tanker terminals due to presence of dangerous cargoes. In this study, root causes of mooring accidents revealed by the way of field study and literature review. In scope of the field study, various tankers and terminals inspected in terms of mooring systems and expert opinions received about hazards of mooring operations. Risks associated with parted ropes during mooring operations analysed by using Fuzzy Fault Tree Analysis (FFTA) method. Main purpose of the study is to reveal root causes of mooring operation accidents and eliminate or mitigate risks to acceptable levels associated with parted ropes during mooring operations.

6.How Demographic Factors Affect Job Satisfaction in Shipping Agencies?: A Research Through İzmir-Based Liner Shipping Agencies
Esra Baran, Gamze Arabelen
doi: 10.5505/jems.2018.64326  Pages 229 - 242
Küreselleşme ve ciddi rekabet ortamında, özellikle denizcilik endüstrisindeki hizmet işletmeleri, çalışanlarının daha iyi hizmet sunmaları durumunda hayatta kalabilir. Yüksek performanslı çalışanlar işletmelerin örgütsel başarıya ulaşmalarını sağlayabilir ve rekabet edebilirliklerini artırabilir. Dolayısıyla hizmet sağlayıcılar olarak çalışanların tatminleri ve motivasyonları hizmet işletmelerinde daha da önem kazanmaktadır. Bu çalışma, İzmir'de faaliyet gösteren tarifeli gemi acentelerinin çalışanlarının iş tatmini seviyelerini ölçmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, iş tatminlerinin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmaktadır. Araştırmanın amacına ulaşmak için nicel bir araştırma yöntemi olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 ve Amos yazılım programları ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, katılımcılara göre daha az tatmin olunan değişkenlerin ücret ve terfi olduğunu ve daha fazla tatmin olunan değişkenlerin iş güvenliği ve çalışma arkadaşları olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, katılımcıların demografik özellikleriyle iş tatminleri arasında bazı farklılıklar gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma tarifeli gemi acenteleri sektörüne ve ilgili yazına katkı sunmaya çalışmaktadır.
In the globalization and severe competitive environment, especially service organizations in maritime industry can survive only if they offer better services by their employees. High-performance of employees can lead them to organizational success and improve their competitiveness. So as service providers, the employees’ satisfaction and motivations become more important in service organizations. This paper aims to measure the job satisfaction level of employees in liner ship agencies operating in İzmir. In addition, whether the job satisfaction levels differ according to demographic characteristics is investigated. In order to reach the aim of the research, as a quantitative research method, the survey method has been used. Collected data have been analyzed by SPSS 20.0 and Amos software programs. The research findings have revealed that the less satisfied items are compensation and advancement and the more satisfied items are job security and co-worker items. And also, some differences between demographic characteristics of respondents and their job satisfaction have been observed. This research is thought to have made a contribution to liner shipping sector and the literature related to the subject.

7.The Place and Importance Of Yacht Tourism In The Tourism Sector
Engin Aydoğan, Muhsin Kadıoğlu
doi: 10.5505/jems.2018.83702  Pages 243 - 254
Türkiye kıyı turizmi yanı sıra, alternatif turizm gibi turizm türleri açısından da çeşitli imkanlara sahiptir. Turizm türlerinin çeşitliliği göz önüne alındığında turizm yatırım planlamalarında tek bir turizm türü yerine birden fazla turizm çeşidini içeren turizm koridorları oluşturulmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma kapsamında Türkiye’nin turist portföyü ile yatçı portföyü incelenmiş ve bu iki sektörün paralellik gösterip göstermediği analiz edilmiştir. Böyle bir analiz ile yatçılık ve marinacılık alanlarında yapılacak yatırımlarda ülkelerin genel turizm önceliklerinin ne oranda dikkate alınması gerektiği hususunda fikir oluşturması amaçlanmıştır.
Along with coastal tourism, Turkey has various touristic opportunities including alternative tourism. When we consider the versatality of tourism types, apart from focusing on a specific tourism genre, there is an emergent need for development of tourism corridors consisting of more than one genre while planning tourism investments. This study probes into touristic and yachtsmen profiles and seeks to analyse whether the two sectors have anything in common. Such an analysis aims at making references to the extent countries should take into account the general tourism priorities in such fields as yachtsmanship and marina management. Within the scope of the study Turkey’s tourism and yachtsmanship sectors have been scruntinized respectively. In this context the dispersion diagram pertaining to the number of tourists visiting Turkey as well as the number of yachts between the years 1990-2015, according to statistics obtained from Ministry of Tourism and Culture, has been drawn and a positive corelation between the two has obtained. Next, corelation analysis has been conducted of the two data sets and the anaysis has revealed a mid or high positive corelation.

8.Value Creation in Project Cargo Logistics: A Delphi Study
Gül Denktaş Şakar, Esra Yıldırım, Ezgi Mansuroğlu
doi: 10.5505/jems.2018.48343  Pages 255 - 274
Proje yük lojistiği, geniş, ağır ve yüksek değerli yüklerin taşınması ve kendine özgü lojistik süreçleri ile Türkiye'de gelişmekte olan bir sektördür. Proje yük lojistiğinde değer yaratma, rekabet gücü elde etmede önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, ilgili tarafların görevleri, temel değer yaratıcı öğeler, değer oluşum çıktıları ve değer oluşumunu engelleyen bariyerlerin incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, proje yük lojistiğinde değeri yaratma kavramına yönelik bir bakış açısı sağlamaktadır. Çalışma, değer yaratıcı öğeler ile ve değer yaratmanın ana sonuçlarını tanımlamayı amaçlamaktadır. Çalışmada yöntem olarak Delphi kullanılmaktadır. Değer yaratmanın ana sonuçları operasyonel etkinlik, hizmet etkililiği ve teknolojiye uyum/yenilik olarak sınıflandırılmıştır. Bulgular, hem uygulayıcılara hem de devlet kurumlarına, hizmetlerini ve prosedürlerini değer yaratma perspektifine uyumlu hale getirmede yardımcı olabilir.
Project cargo logistics, with its idiosyncratic logistics processes and transportation of large, heavy and high-value cargoes, is a developing industry in Turkey. Value creation for project cargo transportation plays a critical role in gaining competitiveness in such unique industry. Hence, the duties of related parties, the main value creation enablers, value creation outcomes and the barriers restricting such value creation should be explored. This paper sets out to provide an understanding on project cargo logistics value creation concept. Its purpose is to identify the critical enablers of value creation as well as the main outcomes of value creation. An exploratory Delphi study with two rounds is employed. Key enablers include the partner-related and project cargo logistics operations-related dimensions. Critical outcomes have been classified as operational efficiency, service effectiveness and technology adoption/innovation. Findings can assist both operators and governmental bodies in aligning their services and procedures within value creation perspective.

9.Efficiency in Dirty Tanker Market
Sadık Özlen Başer, Abdullah Açık
doi: 10.5505/jems.2018.17136  Pages 275 - 287
Denizcilik sektörü oldukça sermaye yoğun bir sektördür. Bu açıdan yapılan yatırımların karşılığının sağlıklı bir şekilde geri dönmesi oldukça önemlidir. Bu da navlun piyasasının etkin olmasıyla sağlanabilir. Bu çalışmanın amacı, dünya ekonomisinde hala büyük bir talep gören ham petrolün taşımacılığında kullanılan kirli tanker navlun piyasasının etkinliğini alternatif bir test kullanarak test ederek literature katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda Aframax, Suezmax ve VLCC gemi tiplerinin 1 yıllık zaman kiralama bedellerinin günlük değerleri kullanılmıştır ve bu üç alt piyasanın etkinlikleri test edilmiştir. 2005 ve 2017 yıllarını kapsayan ve haftalık bazda her gemi türü için 663’şar gözlemden oluşan veri seti kullanılmıştır. Veri seti Brock, Dechert ve Scheinkman (BDS) bağımsızlık testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda kirli tanker piyasasının rassal yürüyüş sergilemediği, başka bir deyişle Etkin Piyasa Hipotezi (EPH) özelliklerine sahip olmadığı ve zaman kiralama bedeli değerlerinin geçmiş değerleriyle aralarında bir bağlantı olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, geçmiş verilerin ve bazı stratejilerin kullanılarak olağanüstü karlar elde edilebilmesini mümkün kılmaktadır.
The maritime industry is highly capital intensive. From this point of view, it is very important that the return of the investments made is healthy. This can be achieved by efficiency of the freight market. The aim of this study is to contribute to the literature by testing the efficiency of the dirty tanker freight market used for the transportation of crude oil, which still has a great demand in the world economy, using an alternative test. In this direction, the daily values of the 1-year times charter rates of Aframax, Suezmax and VLCC ship types were used and the efficiencies of these three sub markets were tested using the Brock, Dechert and Scheinkman (BDS) independence test. The data set covering the years 2005 and 2017 and consisting of 663 observations per ship type on a weekly basis was used. As a result of the study, it is determined that the dirty tanker market does not exhibit random walk, in other words, does not have the characteristics of the Efficient Market Hypothesis (EMH), and that the time charter rates are related to their past values. This situation makes it possible to obtain excess profits using past data and some trading strategies.




Copyright © 2014 JEMS
Lookus & OnlineMakale