ISSN: 2147-2955 / E-ISSN: 2148-9386
Journal of ETA Maritime Science - JEMS Maritime Sci: 6 (2)
Volume: 6  Issue: 2 - 2018
EDITORIAL (ED)
1.Editorial

doi: 10.5505/jems.2018.75547  Pages 83 - 84
Abstract | Full Text PDF

FULL TEXT
2.Journal of ETA Maritime Science (Volume: 6 Issue: 2, 2018)

Pages 83 - 178
Abstract | Full Text PDF

ORIGINAL RESEARCH (AR)
3.Experimental Performance Analysis of Partially Loaded a Natural Gas Fuelled Research Engine
Mehmet Çakır
doi: 10.5505/jems.2018.42104  Pages 85 - 91
Bu çalışmada tek silindirli bir araştırma motoru sıkıştırılmış doğal gaz (compressed natural gas, CNG) yakıtının kullanımı için uygun hale getirilmiştir. Motor farklı yük ve devirlerde çalıştırılmış olup, CNG yakıtının performans değerlerine etkisi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Deney motorunda CNG yakıtı emme manifoldu üzerinden emme zamanı enjekte edilmiştir. Yakıt miktarı enjektörün açık kalma süresiyle kontrol edilmiştir. Yapılan performans ölçümleri sonucu efektif gücün motor devrinin yükselmesiyle arttığı belirlenmiştir. Özgül yakıt tüketimi ise motor devrinin yükselmesiyle artmış, ancak yükün artırılmasıyla azaldığı görülmüştür. Aynı şekilde volümetrik verim düşük yüklerde %80 civarında iken motor devrinin yükselmesiyle birlikte %65 civarına düştüğü belirlenmiştir. Sonuç olarak, deney motoru sıkıştırma oranı 10 için CNG yakıtı ile çalıştırılmış, performans eğrileri başarılı bir şekilde elde edilerek analizler gerçekleştirilmiştir. Yakıt olarak CNG kullanılması durumunda motor devrinin artmasıyla volümetrik verimin azaldığı ve yakıt tüketiminin arttığı görülmüştür.
In this study, a single-cylinder research engine was refitted to compressed natural gas (CNG) fuel. The effect of CNG fuel on the engine performance has been examined in different engine loads and speeds in detail. In the single-cylinder test engine, the CNG fuel was injected to intake manifold through the suction time. Performance measurements showed that the effective power is increased with the engine speed increase. The specific fuel consumption decreased as the load increased, but it was seen to increase with the engine speed increase. Similarly, it is seen that volumetric efficiency is about 80% at the low speeds; it is about 65% as the engine speed increase. As a result, the specific research engine at compression ratio 10 was run with CNG fuel, the performance curves were obtained, and performance analysis was carried out successfully. The results show that volumetric efficiency decreases and the fuel consumption increases as speed increases.

4.Modeling of Manufacturing Time and Processes of Karadeniz Type Fishing Boat with Simulating Technique
Murat Özkök, Dursun Saral
doi: 10.5505/jems.2018.71602  Pages 93 - 102
Bu çalışmada, Karadeniz tipi bir balıkçı teknesinin üretim süreci detaylı olarak incelenmiş ve SİMİO simülasyon tabanında bir modeli oluşturulmuştur. Oluşturulan bu model ile Karadeniz tipi balıkçı teknesinin üretim süresi belirlenmiştir. Sonra, tekne imalatında çalışma saatleri değiştirilmek suretiyle teknenin imalat süresi belirlenmiş ve bu şekilde çalışma saatlerinin tekne üretim süresine olan etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak, çalışma süresindeki her artışın tekne üretim süresini etkilemediği gözlemlenmiş ve çalışma saatlerindeki düzenli artışların Karadeniz tipi teknenin üretim süresi üzerine etkileri sayısal olarak ortaya konulmuştur.
In this study, production process of a Black Sea type fishing boat was examined in detail and a model was created in the SIMIO simulation base. With this model, the production period of Black Sea type fishing boat was determined. Subsequently, by changing working hours in the manufacture of boats, the production period of the boats was determined and the effects of working hours on the boats production period were investigated. Consequently, it was observed that every increase in working time did not affect the production of boats, and the effects of regular increases in working hours on the production period of Black Sea type of boats were quantified.

REVIEW (RE)
5.Lighteners of Seas: Establishment and Development of Lighthouses in Turkey
Yasemin Nemlioğlu Koca
doi: 10.5505/jems.2018.95867  Pages 103 - 117
Denizcilerin en önemli seyir yardımcılarından olan fenerler, çok eski çağlardan itibaren kuruluşları ve işletilmeleriyle denizciliğin bir unsuru olmuşlardır. Mimari ve estetik tasarımlarıyla denizcilik ve şehircilikte; kendilerine yüklenen soyut anlamlarıyla da edebiyat, felsefe, mitoloji gibi sosyo-kültürel alanlarda önemli yere sahiptirler. Bilinen en eski deniz fenerinin MÖ. 11. yy.da Sigeion’da (Kumkale-Çanakkale) yapılmış olması, Anadolu kıyılarının dünyanın en eski deniz ticaret alanı olmasının bir sonucudur. 18. yy.da optik bilimindeki gelişmeler ve Akdeniz’de deniz ticaretinin yoğunlaşmasıyla, deniz fenerlerinin sayısı artmıştır. Türkiye’deki ilk planlı fenerlerin yapımı da bu dönemde görülmektedir. Özellikle Türk karasularının yabancı ticaret gemilerine açılması ve deniz ticaretinin yoğunlaşmasıyla, fenerlere ihtiyaç artmış ve çeşitli bölgelerde yeni fenerler yapılmıştır. Fenerlerin yapımı, işletilmesi, bakım ve onarımı için kurulan Fenerler İdare-i Umumiyesi Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne devrolan kurumlardan biridir. Bu çalışmada Osmanlı Devleti zamanında yapılan ve günümüze ulaşan deniz fenerlerinin coğrafi konumları, özellikleri ve işletilmeleri hakkında bilgi verilmiş ve arşiv ve kaynaklardan yararlanılarak tarihi gelişimleri açıklanmıştır.
The lighthouses, which are the most important navigational aids of sailors, have been an element of maritime since ancient times with their activities. They have an important place in the socio-cultural areas such as literature, philosophy and mythology by their abstract meanings; in maritime and urbanism by their architectural and aesthetic designs. The oldest lighthouse being built at Sigeion (Kumkale-Çanakkale) in the 11 ͭ ͪ BC century is a result of Anatolian coast being the oldest sea trade area of the world. With the developments in optical science in the 18 ͭ ͪ century and the intensification of sea trade in the Mediterranean, the number of lighthouses has increased. The first planned construction of lighthouses in Turkey has also in this period. Especially, by the opening of Turkish sea to foreign trade vessels and the intensification of sea trade, the need for lighthouses increased and new lighthouses built in various regions. Fenerler İdare-i Umumiyesi (General Management of Lighthouses Administration), which was established for construction, operation, maintenance and repair of the lighthouses, was an institution transferred from the Ottoman Empire to the Republic of Turkey. In this study, information about the geographical locations, characteristics and operations of the lighthouses which were constructed in the Ottoman Empire and extant today, were given and explained their historical developments by archives and sources.

ORIGINAL RESEARCH (AR)
6.Evaluation of Critical Operational Faults of Marine Diesel Generator Engines by Using DEMATEL Method
Veysi Başhan, Hakan Demirel
doi: 10.5505/jems.2018.24865  Pages 119 - 128
Geminin tüm elektriksel gereksinimleri dizel jeneratörler tarafından sağlanmaktadır. Jeneratörlerde meydana gelen arızalar geminin kararmasına (çökmesine) neden olabilir ve bu durum aniden gemi ana makinesi veya yardımcı makinelerinde, insan sağlığına, deniz çevresine veya geminin rotasındaki herhangi bir yapıya ciddi hasarlar verebilir. Bu yüzden, jeneratörlerin planlı bakım ve onarımları düzgün bir şekilde eksiksiz ve zamanında yapılmalıdır. Tüm bunlara rağmen, sürekli çalışan jeneratörlerde arızalar olabilmektedir. Bu kapsamda, bu makale gemi dizel jeneratörlerinde kritik operasyonel arızaları DEMATEL (Karar Verme Deneme ve Değerlendirme Laboratuarı) metoduyla sunmaktadır. DEMATEL metodu gemi dizel motorlarında meydana gelen önemli arızaları sebep-etki ilişkisi diyagramıyla tanımlanma ve analiz etmeye yaramaktadır. Elde edilen sonuçlar, denizde gemi güvenliği ve tehlikeli makine etkilerinin önlenmesine katkıda bulunacaktır.
All the electrical demand of ship are provided by diesel generators (DG). Failure of generators due to breakdown can lead to the blackout of the ship which may suddenly cause serious damage to ship’s main and/or auxiliary engines, human health and marine environment or any structure at ship’s route. Thus, the planned maintenance and repairs of the generators must be done properly without any deficiency or delay. And even then, since the generators run continuously failures may often occur. In this context, this paper provides a DEMATEL (Decision Making Trial and Evaluation Laboratory) method to evaluate the critical operational faults in marine DGs. The DEMATEL method enables to identify and analysis the important faults of marine DG within the respect to the cause effect relationship diagram. The obtained results of the research will contribute to ship safety at sea and prevention of hazardous machinery effects.

7.Efficiency Analysis of Mediterranean Container Ports
Veysel Gökçek, Yunus Emre Şenol
doi: 10.5505/jems.2018.86648  Pages 129 - 140
Bu çalışmanın amacı, veri zarflama metodu kullanarak, Akdeniz konteyner limanlarının teknik verimliliklerini (üretkenlik) değerlendirmektir. Son yıllarda, ticaretin küreselleşme eğilimi ile birlikte deniz taşımacılığı hacmi artmaktadır. Bu eğilim konteyner kargo akışını da olumlu yönde etkilemektedir. Buna bağlı olarak büyüyen talebi karşılamak için konteyner terminalleri aralıksız genişlemektedir. Fakat terminal alanına veya elleçleme ekipmanına yatırım yapmadan önce, mevcut kaynaklarla optimum üretim miktarını ortaya çıkarmak için verimlilik analizi gereklidir. Akdeniz Körfezi konteyner taşımacılığı için önemli bir bölge olduğundan, bu bölge için konteyner terminallerinin etkinliği konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmada, 2016 yılı verilerine göre dünyanın en yoğun konteyner limanları listesinde bulunan Akdeniz konteyner limanları için göreceli verimlilik analizi yapılmıştır. Bulgular gösteriyor ki, çalışmaya dahil edilen konteyner terminalleri girdilerini genişletmeden çıktılarını 1,47 kat artırabilir. Ayrıca verimlilik bu bölgenin doğusundan batı bölümüne doğru biraz artmaktadır.
The purpose of this paper is to evaluate the technical efficiency (productivity) of Mediterranean container ports by employing the data envelopment analysis (DEA) approach. In recent years, maritime transportation volume has been increasing with the trend of trade globalization. This tendency has positive effects on container cargo flows. Accordingly, container terminals have incessant expansions to meet this growing demand. However, before making an investment in the terminal area or handling equipment, efficiency evaluation is required to reveal optimal throughput with the present resources. As the Mediterranean Basin is an important region for container transportation, there should be studies on the efficiency of container terminals in this region. In this study, relative efficiency analysis is conducted for Mediterranean container ports which are on the list of world busiest container ports based on the year 2016 data. The findings show that subjected container terminals can increase their output by 1,47 times without expanding their inputs. Efficiency is slightly increasing from eastern through the western part of this region.

8.Proposing Fuzzy Bow-Tie Method for Assessment of Occupational Risks at Shipyards
Selçuk Çebi, Esra İlbahar
doi: 10.5505/jems.2018.30932  Pages 141 - 157
Tersanelerde yapılan üretim ağır sanayi üretimi olarak değerlendirilmektedir ve gemi üretiminin büyük bir bölümü, hâlihazırda proje tipi üretim olarak devam etmektedir. Çalışma ortamında yürütülen iş aktiviteleri ve çalışma ortam koşulları dikkate alındığında tersaneler en riskli sektörlerin arasında yer almaktadır. Tersanelerde yaşanan iş kazaları ve bu kazaların sonucunda ödenen maddi ve fiziki bedeller dikkate alındığında, tersanelerin hemen önlem alınması gereken riskli iş kollarından biri olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmamızda, tersanelerde meydana gelen iş kazalarının ve meslek hastalıklarının analizi ve ilgili risklerin azaltılması için bulanık küme, kural tabanlı çıkarım mekanizması, analitik hiyerarşi süreci ve papyon tekniklerini içeren entegre bir risk değerlendirme yöntemi önerilmiştir. Papyon yöntemi iş kazalarına neden olan mesleki risklerin analizi için literatürde kullanımı yaygın olarak tercih edilen bir tekniktir. Metot, riskin ortaya çıkmasına neden olan temel faktörlerin ve risk gerçekleştiğinde yol açacağı sonuçların analiz edilmesi için kullanılmaktadır. Çalışmamızda literatürden farklı olarak, papyon tekniği bulanık çıkarım mekanizmasıyla birleştirilmiştir. Bir kaza gerçekleştiğinde birbirinden farklı çeşitli olumsuz durumun ortaya çıkma ihtimali vardır ve bu ihtimallerden yalnızca biri gerçekleşir. Ancak, mevcut yöntemlerde risk derecesi belirlenirken yalnızca en olası sonucun şiddeti dikkate alınır. Önerilen yöntemde ise mevcut yöntemlerden farklı olarak, şiddet tüm olumsuz sonuçların gerçekleşme ihtimallerinin bir bileşkesi olarak dikkate alınarak risk derecesi belirlenir. Böylece, geliştirilen yöntem yardımıyla tanımlanan mesleki riskler tüm olası sonuçlar dikkate alınarak derecelendirilir. Önerilen yöntemin uygulaması bir tersanede yürütüle gemi inşa faaliyetlerine uygulanmış, üretim sürecindeki iş aktivitelerindeki riskler değerlendirilmiş, faaliyetlere ilişkin risk derecelerine belirlenerek sıralanmış ve risk azaltma için alınması gereken önlem tedbirleri tanımlanmıştır.
A major part of the ship building process which is one of the heavy industry production has been still done as project type. Ship building industry is one of the most risky sectors based on its activities and occupational injuries. The numbers of the occupational accidents and the results of the occupational injuries prove that urgent measurements should be taken for ship building industry. In this paper, an integrated risk assessment method including fuzzy sets, rule based inference system, analytic hierarchy process, and bow-tie technique has been proposed to literature in order to consider and reduce occupational risks at shipyards. Bow-tie technique is widely preferred to use for analysis of occupational risks at workplace. The method is used to analyze the key factors that cause the occurrence of a risk, and it is also used to analyze the consequences of a risk. In the scope of this study, unlike the literature, the bow tie technique has been combined with the fuzzy inference system. When an accident occurs, there is a possibility that a variety of different situations may outcome, and only one of these possibilities occurs. However, the current risk assessment methods only consider the severity of the most likely outcome to predict risk magnitude. In this paper, with the proposed approach, the magnitudes of occupational risks are obtained by considering all the possibility outcomes of a potential accident, different from the current methods. The proposed approach has been applied to ship building process, the possible risks have been analyzed, the risky activities have been ranked, and preventions have been proposed to reduce risk levels.

9.A risk based decision making approach for critical ship operations
Kadir Çiçek, Yusuf İlker Topcu
doi: 10.5505/jems.2018.28199  Pages 159 - 177
Deniz taşımacılığının sürekliliğinde odak unsur olan gemi filolarının emniyet ve performans parametrelerinin hassas bir şekilde takip edilmesi gerekmektedir. Bunun beraberinde, denizcilikte çevre, emniyet ve insan sağlığı ile ilgili konularda uluslararası kural yaptırımları da giderek yoğunlaşmaktadır. Bu konudaki en güncel uluslararası kurallardan biriside Uluslararası Emniyet Yönetimi Kodu içerisinde ifade edilen, kritik gemi operasyonlarına yönelik risk değerlendirmesi yapılması zorunluluğudur. Dolayısı ile gemi işletmeciliği firmalarının emniyetli yönetim sistemlerini gemi, personel ve çevre esaslı risk değerlendirmesi yapabilecek bir model ile desteklemeleri gerekmektedir. Yapılan bu çalışma ile gemi filo yönetiminde operasyonel ve yönetimsel süreçlere yönelik risk kontrol esaslı bir karar verme modeli önerilmektedir. Önerilen model içerisinde hata ağacı analizi ile kanıtsal sonuçlama yaklaşımının bir arada kullanıldığı bütünleşik bir yapıya sahiptir. Ayrıca, operasyonel ve yönetimsel süreçlere ait bilgi eksikliği ve belirsizliğini ortadan kaldırmak amacı ile model bulanık mantık ile geliştirilmiştir. Çalışmada önerilen model, kritik gemi operasyonlarından biri olan yağ-yakıt alım operasyonuna uygulanmıştır. Uygulama sonuçları modelin özellikle gemi operasyonel risklerine karşı duyarlı ve etkin çözüm üretebilen bir model olduğunu göstermektedir.
The safety and performance parameters of merchant vessels, which are the focus elements in the sustainable maritime transportation, need to be followed precisely. Parallel to this, international rules enforcements on the environment, safety and human health on maritime transportation are increasingly concentrated nowadays. One of the most up-to-date rules in this concept is compulsory risk assessment on ships which is made mandatory by means of a reference in International Safety Management Code. Therefore, it is necessary for ship management companies to support their safety management systems with a risk assessment methodology capable on assessment of ship, personnel and environment based risk. At this insight, this study proposes a risk-based decision making approach for operational and managerial processes in ship fleet management. The proposed approach has an integrated structure in which fault tree analysis and the evidential reasoning approach are used together. It is also supported with fuzzy logic to remove the lack of information and uncertainty of operational and managerial processes. The model is applied one of the critical shipboard operations; bunkering operation. The application results show that the model can produce a sensitive and efficient solution to ship operational risks.

LookUs & Online Makale